Mayıs’ta Marsilya’da

Masilya 2013 Kültür Başkenti etkinlikleri için Mayıs ayında İci-meme ekibi tarafından organize edilmiş bir ay süren bir grup etkinlik kapsamında Estonya, Filistin, Fas, Türkiye’den davet edilmiş Uluslararası grubun içerisindeydik.( Gözde ile birlikte). 30 kişilik büyük bir ici-meme ailesi içinde

2010 yılında İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz “ İstanbul’u Dinliyorum gözlerim kapalı- Şehir Sesleri Konserleri”ne benzer “ gözler kapalı etkinlikleri Bu sefer Marsilya şehrinin stratejik olarak toplanma ve dağılma noktalarına yönlendirilmişti.

Bunun için Masilya’nın özel alanları seçilmişti: 1.Gare de Saint Charles– tren istasyonu, 2.Büyük Posta ofisi Long Courier, 3. Silolar– Denizcilik LimanıCognes Payes” SILO  /DOCKS. 4.The Marmara Yürüyüşü ise İstanbul’dan esinlenmişti: Şehir içindeki Marmara büfesinde başlıyor, Marsilya deniz kıyılarında bitiyordu. Tüm bu farklı yolculuklarda katılımcıları ve bizleri çok farklı deneyimler, algı değişimleri bekliyordu.

Benim yaşadığım ben büyük deneyim: Herşeyin bir yaratım ürünü olabileceğini deneyimlemekti. Karşılaştığımız her gerçek bir yaratımın/tasarının ürünü olabilirdi. Gerçeklik algım kırıldı, dönüştü.

Ayrıca Le Merlan tiyatrosunun etkinliğe ev sahipliği yaptığı , “Foundouk”- bir çeşit Kervansaray’a dönüştürülmüş sanatçı ve yolcu eviydi.Image Kayıp Çocuklar Şehri burası olabilirdi, kayıp rüyalar tüyatrosu.  Le Merlan tiyatrosu çevresinde de 4 farklı yürüyüş daha düzenlenmişti: 1. Las Vegas: karmaşık süpermarket alanından, sakin bir uykuya yolculuk. 2. Gencive ( et ve tırnak arasındaki detaylara benzer) tiyatro çevresinde yürüyüş. 3. Trans-palettes : Meyve Sebze Hali. (sabaha karşı 6) Foundouk ranza malzemelerinin toplandığı yer.  4. Büyük gece Yürüyüşü: Opera Turu.

Opera Turu akşam 7den sabah 7 ye kadar süren , gece boyunca farklı coğrafi tarlalarda devam eden bir Survival/ hayatta kalma yürüyüşü. ( merak etmeyin bu yürüyüşün tamamı gözler açık yapılıyor, fenerlere de ihtiyaç var.)Ben bu yürüyüşlerin birinde gerçekten kayboldum, karanlığın ortasında tanımadığım bir yerde, telefonun olmadığı bir tepenin başında. Çok gerçek bir deneyimdi. İnsanlığımın temellerini hissettim. Aslında tek ihtiyacımız olan güdü hayatta kalmaktı.

İci-meme bu deneyimler için çok teşekkür ediyorum. İci-meme’i ayrıca ana akım sanatın aksine deneyimsel sanata alan ve zaman açtıkları için kutluyorum.   Türkiye’ye döndüğümde kendimi algıları açısından çok açılmış, gerçeklik algısı dönüşüme uğramış ve hayatta kalma pratikleri konusunda deneyim kazanmış hissettim. Ve bu deneyimi çevremle paylaşmaya devam ettim gerek öğrencilerim gerek arkadaşlarım, gerekse Gezi pratikleri olsun… algıları ile açılmaya , paylaşmaya ve hayatta kalmaya devam…

Saygılarımla

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s